Kırmızı Bülten denince aklıma hep kovboy filmleri gelir. Vahşi Batı’da duvarlara asılan ‘WANTED 20.000.000 $’ şeklindeki ilanlar herhalde İnterpol’ün, daha doğrusu polis bültenlerinin ilk örneklerinden olsa gerek.Hatta önceleri Kırmızı Bülten’i baştan aşağı kıpkırmızı bir şey sanırdık. İnsan bu iki kelimeyi ilk duyduğunda ismi gibi görünüşünün de ürkütücü olduğunu sanıyor. ‘İşte Kırmızı Bülten bu” diye bir örneğini ilk gördüğümüzde hayal kırıklığına uğramıştık. Bildiğimiz A4 kağıdıydı. Yalnızca sağ üst köşede bir vesikalık fotoğraftan daha büyükçe yer kaplayacak kırmızılık bu bültene adını veriyordu.

Şaka bir yana Kırmızı Bülten bugün dünya polis literatürünün en önemli kavramlarından. Allah kimseyi ‘Kırmızı Bülten’lik yapmasın. Çünkü bu bültenle aranmaya başladınız mı dünyanın 178 ülkesinde kaçacak delik aramanız lazım.

Rengarenk İnterpol bültenleri

Merkezi Fransa’nın Lyon kentinde bulunan İnterpol’ün Türkçe anlamı ‘Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı’. Kamuoyuna İnterpol’ün ismi sık sık Kırmızı Bülten ile birlikte geliyor. İnterpol’ün özellikle kamuoyunda dikkatle izlenen en önemli bülteninin rengi kırmızı. Ancak İnterpol’ün bültenleri sadece Kırmızı Bülten ile sınırlı değil. ‘Kırmızı Bülten’, bir hükümlü veya sanığın iadesi maksadıyla görüldüğü yerde tutuklanması için hazırlanıp üye ülkelere gönderiliyor. Bu bültende kişisel bilgiler yanında hakkında çıkartılan tevkif müzekkeresi ve işlenen suçla ilgili bilgiler yer alıyor. İnterpol’ün diğer bültenlerinden ‘Mavi Bülten’ ise bir uluslararası suçlunun bulunduğu yeri belirlemek amacıyla gönderiliyor.

‘Yeşil Bülten’de daha önceden bir çok sabıkası bulunan uluslararası bir suçlu ile ilgili bilgiler veriliyor. Bültende yer alan suçlunun bulunduğu ülkeler uyarılarak, suçlunun hareketlerinin kontrol altına alınması isteniyor.

‘Sarı Bülten’ ise kayıp çocuk ve yetişkin şahısların bulunabilmesi amacıyla çıkarılıyor.

‘Siyah Bülten’ kimliği teşhis edilemeyen cesetlerin teşhisi için hazırlanıyor.

‘Çalıntı Sanat ve Tarihi Eser Bülteni’ adı verilen bir başka bülten çeşidi ise çeşitli tarihlerde değişik ülkelerden çalınan sanat eserlerinin İnterpol’e üye ülkeler nezdinde araştırılması amacıyla dolduruluyor. Bültende çalıntı sanat eserinin resim ve özellikleri yer alıyor.

‘Modüs Operandi’ adı verilen bir başka bültende ise ilginç ve özel bir yöntemle işlenen suçların detaylarına yer veriliyor. Bu yolla üye ülkeler bilgilendirilerek benzer tür suçların işlenişinde önleyici tedbirler alınması ve aynı tür suçu işleyen suçlular arasında irtibat kurularak tahkikat yapılması sağlanıyor.

Kırmızı Bülten’in içeriği

Her bültende yer alan bilgiler İngilizce, Fransızca, Arapça ve İspanyolca olmak üzere dört dilde yazılıyor. Peki Kırmızı Bülten ne tür bilgiler içeriyor?

Bu bültende bir şahısla ilgili akla gelebilecek her türlü bilgi üye ülke polis teşkilatlarına geçilir. Şahısla ilgili ad, soyad, yaş, cinsiyet, işlediği suçlar gibi bilgiler detaylandırılıyor. Bunun yanında aranan şahsın fiziki özellikleri, yüzündeki çiziklere kadar tarif ediliyor.

Şahsın bültende yer alan fotoğrafının hangi tarihte çekildiği bile belirtiliyor. Tabii suçlu şahsın hangi kanun maddesine göre arandığı ve gıyabi tutuklama müzekkeresi de bültene ekleniyor.

Kırmızı Bülten ile aranan şahsın herhangi bir ülkede tespit edilmesi halinde ne oluyor? Öncelikle Kırmızı Bülten çıktı diye o şahıs tespit edilen herhangi bir ülkede yakalanacak diye bir kural yok. Şahsın işlediği suç bulunduğu ülke kanunlarına göre suç olarak görülmeyebilir. Ancak bulunduğu ülkenin güvenlik güçleri suçlu şahsın yerini ve hareketlerini yakın takibe alır. Zaman zaman Türkiye’nin aradığı terör suçluları Türkiye’ye çeşitli nedenlerden dolayı iade edilmiyor.

Aranan şahsın herhangi bir ülkede tespit edilmesi halinde o şahısla ilgili adli evrak bulunduğu ülke diline tercüme ediliyor. Buna iade evrakı adı veriliyor. Çeviri son Cavit Çağlar olayında da olduğu gibi Adalet Bakanlığı tarafından yapılıyor.

İstanbul İnterpol’ü bir ilkti

Üye ülkeler arasında işbirliğini her geçen gün geliştirmeye çalışan İnterpol kendine üye olan her ülkede temsilcilikler açıyor. İnterpol’e üye her ülke polis teşkilatının, İnterpol Genel Sekreterliği, üye ülke polis teşkilatları ve ilgili diğer uluslararası kuruluşlarla temas ve işbirliğini sağlayan birimleri bulunuyor. Bu birimler bulunduğu ülkede tüm güvenlik birimlerinin yanısıra gümrük, kara, hava, deniz hudut kapıları, idari ve mali kuruluşlarla birlikte çalışıyor.

İntepol’ün Türkiye’deki temsilciliğini Başkent Ankara’daki Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı yapıyor. Ayrıca Türkiye, İnterpol’ün gözünde özel bir yere sahip. İnterpol temsilciliğinin bulunduğu üye ülkelerin merkezlerinin dışında ilk temsilcilik ise Türkiye’de açılmış. Sözünü ettiğimiz yer ise adeta bir ülke konumuna gelen İstanbul. İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde 1 Temmuz 1993 tarihinde kurulan İnterpol Şube Müdürlüğü başarılı çalışmaları ile dikkat çekiyor. Başında ise Ömer Yanık var.

Ömer Yanık, İnterpol tarafından çeşitli bültenlerle aranan suçluların Türkiye’ye bildirildiğini ve bu arananların yüzde 70’e yakınının İstanbul’u ilgilendirdiğini belirtiyor. Bu nedenle İnterpol için İstanbul önemli bir nokta. Terör, uyuşturucu ve organize suç örgütlerinin önemli mekanlarından biri İstanbul olduğu müddetçe İstanbul Emniyet Müdürlüğü İnterpol Şube Müdürlüğü’nün de önemi artmaya devam edecek. İstanbul’da açılan şubeden sonra Çin İnterpol’ü de çeşitli kentlerinde İnterpol şubeleri kurmaya başlamış. Ancak İstanbul Emniyet Müdürlüğü İnterpol Şube Müdürlüğü’nün çalışmaları Lyon’da ve diğer ülke polislerince takdir topluyor.

Ömer Yanık, “Dikkat ederseniz Kırmızı Bültenler son zamanlarda çok daha çabuk çıkıyor” diyor. İntepol’den istenen bilgilere belli süre içinde cevap verilmesi gerektiğini söyleyen Yanık, “Örneğin bir uyuşturucu kaçakçısı ile ilgili İnterpol tarafından istenen bilgiler hakkında doğal olarak Narkotik araştırma yapar. Ama biz de sokağa çıkıyoruz. İstanbul’daki tahkikatları yapıyoruz. İstanbul’da ilgili şahısların yakınlarına acı ve tatlı haberleri veriyoruz. Sorulan şahıs hakkındaki bilgileri en kısa zamanda topluyoruz. Bu nedenle de ekibimle birlikte Lyon’un büyük takdirini aldık.”

25 kişilik bir kadro ile hizmet veren İstanbul İnterpol Şube Müdürlüğü’nün görevleri bunlarla da sınırlı değil. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı olması nedeniyle İstanbul’da düzenlenen birçok uluslararası konferansta otomatik olarak görev alan İnterpol Şube Müdürlüğü, zaman zaman koruma görevinde de bulunuyor. Bunun nedeni ise şube çalışanlarının yabancı dil bilmeleri. Bu nedenle HABİTAT, AGİT gibi büyük organizasyonların güvenliği konusunda görevler üstlenen Şube, Avrupa kupalarında İstanbul’a gelen Real Madrid, Barcelano, Milan gibi futbol devlerinin korumasının yüzde 95’ini de üstleniyor. Yine aynı şekilde Beşiktaş, Galatasaray gibi futbol kulüplerinin yurtdışındaki maçlarında güvenlik önlemleri konusunda yardımcı olunuyor.

Olimpiyatların güvenlik brifingini verdi

Öte yandan geçtiğimiz aylarda İstanbul’a gelerek 2008 Olimpiyatlarına aday ülke olan Türkiye’nin alt yapısını inceleyen olimpiyat heyetine İstanbul’un güvenlik brifingi Şube Müdürü Ömer Yanık tarafından verilmiş. Ömer Yanık, 2008 Olimpiyatlarının Türkiye’de yapılması halinde güvenlik konusunda herşeyin hazır olduğunu söylüyor. Yanık, olimpiyatların Türkiye’de gerçekleştirilmesi halinde “Olimpiyat Polisi” kurulacağını belirterek, şu bilgileri veriyor:

“Olimpiyatlarda güvenlik alanında alınabilecek tedbirler hazırlandı. İstanbul’daki mevcut polis sayısına 9 bin polis daha eklenecek. Sidney Olimpiyatları’nda Türk polisi örnek olarak gösterildi. Avustralya basını yaptığı haberlerde Türklerin daha önceki etkinliklerde almış olduğu güvenlik önlemlerini Avustralya polisine tavsiye etti.”

1988-89 yılları arasında şu andaki İçişleri Bakanımız Sadettin Tantan’ın Grup Başkanlığı’nda İngiltere’de İngiliz polis sistemini inceleyen Şube Müdürü Yanık, dünya polis teşkilatlarında görev yapan meslekdaşları ile de iyi bir dostluk ilişkisi kurmuş. İsveç’de de görev yapan Yanık, Bosna-Hersek Seçim Koordinasyon Kurulu’ndaki görevi sırasında diğer polis teşkilatlarının takdirlerini kazanmış. Yanık, “Hâlâ Bosna’da görev yapan meslekdaşlarım hafta sonu tatilleri için Türkiye’ye gelirler. Ve yanıma uğramadan gitmezler” şeklinde konuşuyor.

Yanık’ın farklı bir yanına da kartvizitinde şahit olduk. Kartvizitin sağ üst köşesinde “for address only” yani “sadece adres içindir” ibaresi yer alıyordu.

“Neden böyle yazdınız?” şeklindeki sorumuzu ise Yanık şöyle cevapladı:

“Aslında bu İngilizlerin tarzı. Hamili kart yakınımdır anlayışına engel olmak için ben de böyle bir kartvizit hazırladım. Bunu yaygınlaştırmaya çalışıyorum.”

Türkiye 604 kişiyi arıyor

Bugün İnterpol tarafından dünya üzerinde 10 bine yakın kişi aranıyor. Şube Müdürü Yanık’tan 2001 Nisan itibariyle Türkiye tarafından aranan insan sayısını öğreniyoruz. Buna göre Türkiye tarafından yurtdışında 604 kişi aranıyor. Bu kişilerin 541’i Türk, 63’ü yabancı. Yine aranan 604 kişiden 351’i Kırmızı Bülten ile aranıyor.

Bunun yanında diğer bülten çeşitlerinden farklı olarak diffüzyon denilen arama yöntemiyle de 149 şahıs aranıyor. Diffüzyon yöntemiyle arama teleks, faks veya bilgisayar vasıtasıyla oluyor. Üye ülkelere aranan şahsın özellikleri hakkında Kırmızı Bülten öncesinde verilen bir ön bilgilendirme diyebiliriz.

Eğer aranan şahsın hangi ülkede olduğu biliniyorsa, doğrudan o ülkeden şahıs konusunda talepte bulunuluyor. Buna doğrudan talep deniyor ve bu şekilde Türkiye’nin aradığı şahıs sayısı ise 104.

İnterpol yalnızca canlı insanları da aramıyor. Başta da belirttiğimiz gibi buluntu ölülerin kimliğini de tespit etmeye çalışıyor. Bu nedenle Siyah Bülten adı verilen bir bülten türü gönderiliyor üye ülkelere.

Europol, İnterpol’e muhtaç

Uluslararası polis teşkilatlarını çok iyi analiz edebilen Yanık’a EUROPOL’u soruyoruz: “Europol, İnterpol’ün papucunu dama atacak mı?”

Şube Müdürü Yanık’ın cevabı net: “Europol, İnterpol’e her zaman muhtaç olacaktır. Europol, Avrupa Birliği ülkelerinin kendi aralarında kurmuş olduğu bir kuruluş. Bölgesel bir güç. Ancak Europol’ün 178 üyeli İnterpol’süz birşeyler yapabilmesi son derece zor. Europol, Avrupa Birliği üyesi ülkeleri polis teşkilatlarına bazı standartlar getirebilir. Örneğin giyilen üniformaya, kullanılan araçlara belirli standartlar getirilebilir. Mevzuat düzenlemeleri yapılabilir. Ancak İnterpol ile işbirliği yapmayan Europol’un eli ayağı bağlı demektir.”

http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/kirmizi-bulten-megerse-beyazmis_507598